Fırtınayla Yağmur Karışımı Kelimeler ve Günler
Merhabalar! Mutlu yıllar! Umarım dileklerinizin gerçekleştiği sevdiklerinizin ve sizin sağlıklı ve mutlu olduğunuz bir yıl olur. Yukarıya 2026'ya babamla girdikten sonra gece 3 civarı odamda takıldığım zamandan fotoğraflar ekledim. Kırmızı şarap içtim ve Tezer Özlü'nün bir kitabından açtığım rastgele bir sayfayı okudum; keyifliydi.
Buralara azıcık ara vermiştim, dönemsel zorlu süreçlerden geçiyorum işin aslı fakat şu anda her şey yolunda gibi. Hayatın kuralının bu olduğunu da biliyorum tıpkı gemi batarken akordu bozuk bir kemanı çalmaya benziyor. Düzensizliğin ve bazen çivisi çıkmış dünyanın içerisinde kendi müziğimizi yapmaya düzenimizi kurmaya çabalıyoruz. Belki de bu yüzden yarını merakla bekliyoruz, eğer her şey belli olsaydı ne anlamı kalırdı ki yaşamanın?
Yılbaşı gecemden anlatmaya başlayayım. Yılbaşını babamla birlikte geçirmeyi planlıyorduk fakat babaannem hastaneye kaldırıldı. Yine de gece taburcu olunca babam yetişti ve birlikte yeni yıla girdik. Bu benim için çok önemliydi, çünkü lisans hayatım boyunca ailemden uzakta hep yeni yıla girdim; hep özlemini çektiğimiz şey buydu. Geçen yılbaşında (yani 2025'e girdiğimiz yılbaşı) annem "birlikte son ayrı yılbaşımız seneye birlikte kutlayacağız" demişti, kutlayamadık. 5 Ocak 2025'te bu dünyadan gidiverdi. Ama bu nedenle de babamla (çekirdek ailemin tek üyesi) yeni yıla girmek benim için çok değerliydi. Annemle babam 2025'e girerken yarım saat aralıksız dans etmişler, biz de babamla 2026'ya girerken dakikalarca birbirimize sarıldık, biraz da ağladık.
Açıkçası hayatımın en özel kısımlarını buraya yazmayı düşünmüyordum çünkü aynı zamanda psikoloğum. Gerçi geçenlerde psikolog sayfamdan blog linkimi kaldırdım, bu kadar özelimi açtığım bir sayfanın iş amaçlı açtığım bir sayfada bulunması etik gelmedi. Belki de o linki kaldırdığım için bu kadar rahatça şu an özelimi dökülebiliyorum, bu da özgür hissettiriyor.
Yıldönümlerini hep iyi olarak düşünürdüm, bu yıla kadar. Yıldönümleri her zaman kutlanmazmış, anılırmış da... 5 Ocakta annemin ölüm yıldönümüydü, onu andık. Açıkçası aralık ve ocak aylarımı düşündüğümde yerlerde sürüneceğimi falan zannederdim fakat öyle olmadı. Elbette üzüldüm ama sanırım içimde bir yerlerde artık kabullenmeye başlıyorum. Hayır, alışmak ya da unutmak değil; o kişinin artık bedenen gittiğini ve ne yaparsan yap dönmeyeceğini bilinç düzeyine taşıyan bir kabullenme. Tüm parçalarımla değil belki ama bazı parçalarımla evet. Hatta bununla ilgili Podcastimde kendi deneyimim ve yas sürecinin aşamalarını Psikoloji kapsamında ele aldığım bir bölüm bile yükledim, bu benim için beklenmedikti ama beni güçlendirmiş gibi hissettim.
Dışarıda acayip bir fırtına var, şu an yazdığım kelimelerimde de fırtınanın ve yağmurun izleri saklı. Ama yine de fırtınaya rağmen arka planda tatlı bir şarkı çalıyor, sana da önermek istiyorum. Yıllar önce dinlemiştim, o dönem tatlı hisler uyandırmıştı içimde. Şu ansa biraz daha kelimeleri sorgulatıyor açıkçası ahahah. Yine tatlı bir tarafı var evet ama düşündürüyor işte.
"Yıldızlardan ev yaptığın çocukluğun nerede?"
"Kahve aroması dolu hayallerin nerede?"
"Hala istediğin yöne gidiyor musun?"
Yıldızlardan ev yaptığım çocukluğumu özlüyorum.
Kahve aroması dolu hayallerim yerini gerçek dünyanın binalarında gri renginde hedeflerine bıraktı.
Hala istediğim bir yön var mı bilmiyorum. Biraz kayıplardayım. Ama yönümü bulacağımdan da şüphem yok çünkü 2025'te çok fazla şey başardım ve kendimle de gurur duyuyorum. İnancım kendimden geliyor, belki bir miktar yön kaybetmekte de sorun yoktur. Sen ne düşünüyorsun?
Umarım okurken seni sıkmamışımdır, okuduğun için teşekkür ederim.
-Çokça sevgilerimle,


Bir dahaki yılbaşını birlikte geçiririz umarım...
YanıtlaSilSevgili Rozacığım, Anneciğinle ilgili satırlarını okurken içim burkuldu. Onun yokluğunu kabullenme sürecinde gösterdiğin güç ve babanla birlikte yeni yıla girmenin sana verdiği anlam çok kıymetli. Biliyorum ki annenin sevgisi hala seninle, dans eden o iki kalbin ritmi senin hayatında hep çalmaya devam edecek. Anneciğinin ışığı senin kelimelerinde ve yaşamında hala parlıyor olacak. Üzdün.
YanıtlaSilEğer 2026 bana güzel bir şeyler getirecekse, bunların yarısını sana yarısını da bana getirsin. Ve sözüm olsun, bir akşam özellikle kırmızı şarap alıp içine senin tüm kederlerini atıp içeceğim.