20 yaşına ne demek isterdin?
Herkese merhaba!
Saat gece 01.10, makyajımı henüz çıkarmadan buraya geldim. Uyku düzenim tam istediğim kıvama gelmişti aslında (sabah 7 civarı uyanıyorum alarm olmadan, akşam 22 civarı uyuyorum bazen papatya çayı desteğiyle) fakat bugün bu saate kalmışım. Bunda da bir sorun görmedim açıkçası, uykunun benim için ne kadar önemli olduğunu önceki yazılarımda anlatmıştım. Ama şu an bir sorun görmüyorum, robot değilim sonuçta. Meslektaşlarımla gerçekleştirdiğimiz bir etkinlikten eve geç döndüm, sonra babamla sohbete dalmışız ve saate baktığımızda saat 1'e geliyordu.
Yazımın konusu benim anlık yaşadığım olaylar olmayacaktı aslında yine akışa göre yazdım. Etkinlik sonrası durakları karıştırdığım için de eve bir saat geç döndüm bu arada, (yine akıştan devam ediyorum istemsiz) etkinlik çok güzel geçti. Bitişte kendimi o kadar ferahlamış hissettim ki o yüzden kendime güvenip haritaya bakma gereği bile duymamıştım akılsız başın cezasını gerçekten ayaklar ödüyormuş, denendi bu gece.
Dolmuşta eve dönerken maillerimi kontrol ediyordum. Bir arkadaşımdan gelen mail, beni çok şaşırttı. Çünkü bu maili 5 yıl önce ben kendime atmıştım, bu mailde arkadaşımla çektiğimiz bir video vardı. Tamamen aklımdan çıkmış, unutmuşum ve belki de o yüzden bu kadar etkilendim. Tabi o an dolmuşta videoyu izleyemedim, eve gelip pijamalarımı giydikten sonra izledim.
O kadar garip bir his ki... 20 yaşındaki halimin üzerinden sanki bir asır geçmiş gibi geliyor halbuki 5 yıl olmuş. O kız biliyorum benim bir parçam ama şimdiden o kadar farklı geldi ki! Dönüştüğümü, büyüdüğümü, yetişkin olduğumu hissettirdi bana. Üniversiteye yeni başlayan bir genç kız gördüm orada, şimdiyse üniversiteyi bitirip yetişkin hayatına atılan genç bir kadınım. Videoyu gönderdiğimiz anları çok hatırlayamıyorum (fikrin benden çıktığına eminim ahahah) ama arkadaşımla 5 yıla göndermek çok uzak gibi geliyordu. O an 5 yılın anlamı aslında KOSKOCA 5 YILdı. Nasıl geçtiğini bilemiyorum, zaman bazen çok hızlı bazen çok yavaş.
O genç kızın bu yaşından umdukları basit şeylerdi diyebiliriz belki de.
"5 yıl sonraki ben 25 yaşında oluyorum. Umarım yüksek lisans yapıyor olurum. Ayakları üzerinde durabilen güçlü bir kadın olurum. Tezle başım dertte olur muhtemelen, kesin onu kafaya takmaktan saçlarım beyazlayacak baya. Kendimi çok iyi tanıyorum çünkü. Ne olursa olsun 5 yıl sonraki ben seni çok seviyorum."
Üstte videodaki kendimden kesit paylaştım. Yüksek lisans yapmıyorum, henüz yapmıyorum; hedeflerim arasında var. Belki bu konuda bana kızardı ama 2025'te yaşadıklarımı görünce anlayışla karşılayacağını düşünüyorum, bence benimle gurur duyardı. Saçlarımda beyazlar maalesef var, stresten 2025'te kendilerini göstermeye başladılar. Bu arada bolca çığlık ve üzüntüyle karşıladım onları fakat şu an onları da seviyorum. Sanki yaşadıklarımın tanıklığını yapıyorlar gibi geliyor.
Ne olursa olsun 5 yıl önceki "ben"in beni sevmesi iyi hissettirdi.
Ona ben de çok kısa bir şeyler yazayım; 20 yaşıma. Sevgili 20 yaşım, çok fazla şey oldu ama altından kalktık, değiştin, dönüştün ve olgunlaştın. Hala daha senden çok şey var bu arada, her şeye heyecanlanıyorsun tutkun seninle. Mesleğin adına 2025'te çok fazla yatırım yaptın ve yakında danışan almaya başlayacaksın, emeklerinin karşılığını alma vaktin geliyor diyebiliriz. 2025'te hayatını sarsan bir kayıp yaşadın sarsıntıları hala seninle fakat bununla yaşamayı öğrendin. Kimi kaybettiğini sana söyleyemem, o zaman 5 yıl senin için işkenceye dönüşebilir.
Saçlarının arasında ışıltılar var (uçlardaki mavi tutamlardan kurtulduk, üzgünüm onları sevdiğini biliyorum ama büyümek böyle bir şey) teyzenin zoruyla oldu. Üniversite hayatın boyunca deli gibi eğlendin, dolu dolu yaşadın. Aşık olmadın ama kıyısından döndün, fena değildi. Hayatından çok fazla insan geçiverdi, bazıları kış gibi soğuktu bazıları sonbahar gibi hüzünlüydü, bahar olanlar da vardı ama sanırım yaz kadar tutkulu biriyle henüz tanışmadın. O da artık sonraki yıllara kalsın, her şeyi 5 yılda yaşasaydık kalan yıllara haksızlık olmaz mıydı? 20 yaşın kadar çok fazla kitap okuyup dizi izleyemiyorsun ama olsundu belki yeni yılla bunu arttırırız. Babanla güzel anılar biriktirmeye hayattan zevk almaya odaklısın. Lisans eğitim boyunca Psikoloji Topluluğuyla bir dergi çıkardınız, ilk sayılarının editörü oldun hala da o dergi devam ediyor. Hala daha yer yön algın bozuk, daha bugün durakları karıştırdın. Babanın pırlanta yüzük hediyesinden sonra bir tane daha pırlanta tek taş yüzüğün oldu, teyzen mezuniyet hediyesi olarak aile yadigarını sana emanet etti, bu hediyeyi görünce gözlerin doldu çok anlamlıydı. Artık iki tek taşı olan bir Gollumsun. Keman çalmaya devam ediyorsun, pilatese gittin, Cadılar Bayramı Partisine katıldın, yakın arkadaşınla virane bir sokakta şarap içip eğlendiniz. Bu arada artık arkadaş grubunla arada meyhaneye gidiyorsunuz, en sevdiğin pub olan Belly 20'lerinin başında kaldı üzgünüm. Rakı dönemi yaşlarına gelmiş bulunmaktasın ama bunun da ayrı bir zevki var. Annen ve baban bu 5 yılda seni o kadar çok sevdi ve destekledi ki onlara sahip olduğun için çok şanslısın sonsuza dek yetecek kadar sevgi var içinde. Sen yine de annene bolca sarıl, sarılıp çok fazla "seni seviyorum" dediğini biliyorum ama sen yine de daha fazla yap. Baban yılbaşı hediyesi sana harika bir anlamı olan saat hediye etti. Durumlar bu şekilde... Daha anlatacağım eminim yüzlerce anım vardır ama aklıma bunlar geliyor. Benim biraz uzun oldu. 20 yaşındaki "ben", ben de seni seviyorum her ne olursa olsun.
Yazım çok uzun ve fazla özel oldu. Umarım sıkılmamışsınızdır, kendi kendime yazdığım kısa mektubumu da okumadan geçtiyseniz kafanız şişmemiştir bence ahahah! Şimdi günün en zorlu aşamasına geldim, makyajımı çıkarmaya ve saat 01.43 (uyku saatimi çokça geçtim)... Beni okuduğun için teşekkür ederim. 20 yaşındaki kendine neler demek isterdin? Ya da 5 yıl önceki kendine? Tüm yaşların senden parçaları oluşturuyor sonuçta, biricik ve özel.
-Çokça sevgilerimle,
Yorumlar
Yorum Gönder