Ağaçlar - Hermann Hesse

 "Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde." -Hermann Hesse 


Merhabalar!! Bayadır buralarda yoktum, burası benim her zaman sığınağım olduğu için bu satırları yazmak kozama dönmek gibi hissettiriyor. Hem güvenli bir yerdeyim hem de beni anlayacak insanlarla dolu bir dünyada gibiyim. Burası işte tam olarak öyle bir yer... 

Şu sıra hayatım biraz kaotik o nedenle biraz nefeslenmek için buraya geldim. Dedem yoğun bakımda bir aydır, hayatımın dengeleri biraz değişti ve zorlayıcı günler yaşıyoruz hem babam hem de ben. 





Bugün birkaç aydır yapmak istediğim bir şeyi yapmaya karar verdim. Üstte de yazdığım gibi şu sıra hayat dengelerim biraz bozuldu ve stresliyim işin aslı. Aylar önce aldığım bir kitap vardı: "Ağaçlar-Hermann Hesse" Ama açıkçası bilerek kitaba başlamamıştım, ormanlık bir yerde okumayı planlıyordum ama ya havayı bahane ettim ya da başka bir sorun çıktı bu nedenlerden ötürü de bir türlü bu kitabı okuma ortamı bulamadım. 

Bugün ormana gidip bu kitaba başlamaya ihtiyaç duydum ve yaptım da. Uzun zamandır yapmak istediğim kafamdaki bir madde olması ve o maddenin yanına sonunda tik attığımı bilmek bana kendimi şu an iyi hissettiriyor. Kitaptan biraz bahsedeyim, henüz bitirmedim bu arada çünkü direkt bitirilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum; sayfa sayısı az ama belli bir kurgusu yok. Çünkü kitap ağaçlara yazılmış, bu nedenle de ormana gittiğimde bu kitabı okumayı planlıyorum. Bugün hafta sonu olması nedeniyle de kalabalıktı biraz ormanın sesini ormandayken bile az duydum ama yine de o anın içinde yeşillikte olmak iyi hissettirdi. Ormanın sesini piknik yapan insanlar yüzünden çok duyamasam da ormanın nefesini hissetmek içimdeki kaosu birazcık dindirdi. 




*

Yazar, türlü türlü ağaçlardan bahsediyor bazen çocukluğuna götürüyor onu ağaçlar ve ormanının olmadığı bir şehri yaşanılmaz bulduğunu söylüyor bazen de ağaçların gözünden bize küçük anekdotlar veriyor. Hiç bir ağacın gözlerinden baktın mı dünyaya? Sadece dünya da değil, yaşama ve ölüme? İşte bu kitabın satırlarında ağaçların büyüsünü okuyoruz, onların yaşamı ve ölümünü, değişimini, sadece var olarak dallarının nasıl gökyüzüne uzandığını. Aslında tıpkı bizim gibiler... 


Kitaptan çok kısa alıntılar koyacağım, dediğim gibi henüz bitirmedim böylelikle ormana gitmek için de sebebim bu kitap olur diye de düşünüyorum. 

Huzurlu bir kitap arıyorsanız kesinlikle öneririm! Tamamen doğadan bahseden, ağaçları hayatın içinde kenarda bir figüran değil de ana karakter yapan bir kitap... İçinde ağaçlardan küçük resimler de var, bayıldım! Şiirlerden beni etkileyenleri de paylaşacağım. 

Bu alıntıya bayıldım :)

Siz neler yapıyorsunuz? Ormanla bağınız nasıl? İşin aslı ben ormanlarda vakit geçirmeyi çok seviyorum ancak henüz ormanın ruhunu tam olarak hissedebildiğimi de sanmıyorum, bazen bana çok ıssız ve korkutucu geliyorlar. Belki de zamanla kendimde bu durumu da kırarım çünkü ormanla ve doğayla her temasımda içimde varlığını unuttuğum bir parçam huzuru yakalayıveriyor. Aşağıda ormandayken kopardığım bir papatya var, ayraç yaptım onu, bunun için doğaya çokça teşekkür ediyorum! Papatyalar var şu sıra her yerde, size de termosunuza kahve ya da çay koyup ağaçların olduğu bir yerde hayatın yüküne biraz paydos vererek nefeslenmenizi tavsiye ediyorum. Papatyaları da sevmeyi unutmayın, en sevdiğim çiçekler güller benim ama papatyalar da sevgiyi hak ediyor, tıpkı bizler gibi. Çokça sevgilerimle <3

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KELİME OYUNU 2*

Vedalaşmak

20 yaşına ne demek isterdin?