Nehirler Durmaz
Merhabalar! Umarım iyisinizdir.
Ben biraz hayatımı tekrar sorgulama dönemine girmiş gibi hissediyorum -ne zaman o dönemden çıktım ki zaten- ama bu ne umutsuz ne de umutlu bir sorgulama. Sadece öylece bu yıl yaşadıklarım, hayatımdaki insanlar, hayatımdan çıkanlar tüm bunların hepsinin yükünü taşıdığım bir dönem. Yılın sonuna yaklaştığımız zamanlar ve 2025’in tüm ağırlığı omuzlarıma çöküverdi sanırım. Altında kalmamak da birazcık zor ama deniyorum.
Şu an tren yolculuğundayım, yolculukları her zaman çok sevdim kendi iç dünyama gömülmek ve düşünmek için harika bir fırsat gibi geliyor. Benim için uzun ya da zorlu değil de hep keyifli geçiyor. Dışarıda hava yağışlı ve yağmurlu havalara bayılıyorum, hüzünlü olan her şey benim ruhumu besliyor ve yağmurlar da hüzünlü geliyor. Konfor alanımdan çıkmak benim için çok zor ama yolculuklar beni hep besliyor bu nedenle biraz daha kendimi belki bu konuda sınarım, bilemiyorum. Yağmur damlaları camdan süzülüyor şu an ve böyle ruhumda bir yerlere düşüveriyor, ruhumun hüzünlü parçasına sanırım en çok.
Dün notlarımda gezinirken “beni mutlu eden o şeyler” listeme denk geldim. Bir dönem beni gerçekten her şey mutlu edebiliyormuş, tüm o küçük şeyler bana haz veriyormuş. Şimdiyse doyumsuz biriymişim gibi hissediyorum, mutlu olmam için olağanüstü olayların olması gerekiyormuş gibi geliyor belki de sürecimle ilgilidir bilemiyorum. Ama o umut dolu günlerimi, eski kişiliğimi özlüyorum. Sanki peri tozları üzerimden gidivermiş gibi geliyor. Listemde gördüğüm bir kelime de beni düşündürdü dün açıkçası: “vazgeçebilmek”
Vazgeçebilmek, beni mutlu ediyormuş. Şu ansa vazgeçebilmek benim için o kadar zor ki… Sanırım artık ufacık bir şeylerden vazgeçmeye bile tahammülüm yok ama düşününce kaybetmek ve vazgeçmek farklı iki kelime. Oysa ki ben şu sıra vazgeçmekle kaybetmeyi aynı değerlendiriyorum, o nedenle çok zorlanıyorum. Vazgeçmek özgürleştiriyor, kaybetmek boşluk hissini getiriyor. Sanki ikisi de aynı anlama sahip gibi ama değiller, bunun ayrımını zihnim yapamıyor, zorlanıyor o nedenle önceden “vazgeçebilmek” beni mutlu ederken, şimdi bana boşluk hissini getiriyor. Sanırım tutunmak isteyen bir insan için bir şeylerden vazgeçmek daha zorluymuş.
Genel içimden geçenleri dökmek istedim, biraz karışık bir yazı oldu. Yolculukta dinlediğim bir şarkı var, sana da önereceğim. Bayadır dinlemiyordum ama iyi hissettirdi. İhtiyacım varmış…
“Oysa sen bir nehirsin ve nehirler durmaz.”
Aşağıya beni mutlu eden o şeylerin listesini koyacağım, belki umut verir bana da. Seni mutlu eden o şeyler neler peki?? Cevaplarını bekliyor olacağım.
Beni mutlu eden o şeyler:
•Gün batımını izlemek
•Kelebekler
•Peri kanatları
•Kahvenin üstündeki köpük
•Sonbahar yaprakları
•Kitap sayfalarına dokunduğumda parmaklarımda kalan o garip his
•Kemanımın telleri nedeniyle nasırlaşan parmak uçların
•Oje sürmek
•Kediler
•Frambuazlı kek yemek
•Erik yemek
•Yağmuru izlemek
•Günlüğüme yazmak
•Yolda olmak
•Topuklu ayakkabılar
•Yumoş lilyumun kokusu
•Yazı yazmak
•Ders çalışmak
•Vazgeçebilmek
-Çokça sevgilerimle…
Umarım vazgeçebiliriz.

Pinhani'nin bu şarkısını çok severim. Sen bu şarkıyı ilk kez nasıl keşfettin, en çok ne zamanlar dinledin bilemiyorum tabi ama ben yazında bahsettiğin hisse benzer bir hisle dinliyordum. Vazgeçmek daha farklı bir şey bence. Evet o da hüzünlü kabul ediyorum ama asla kaybetmek değil. Çünkü seçim hakkı barındıran bir şey. İnsan, sınırları olan bir varlık. Ve bence vazgeçmeye dair bir eşik var ve kendiliğinden oluyor. Eğer hala adım atabiliyorsan evet vazgeçmiyor pes ediyorsun bence. Ama gerçekten adım atamıyorsan, fiziksel veya psikolojik olarak, vazgeçme eşiğinde olabiliyorsun. Beni ne mutlu eder ben de uzun zamandır düşünmedim. Bence küçük şeylerin yetmemesi olayı değil bu bahsettiğin. İnsanın içindeki boşluk genişledikçe, bir şeyleri yutuyor bence. Böyle bir şey :) Ama senin listeni çok sevdim. Ben de bir liste yapsam benzer olurdu ki belki ben de yaparım, hatta yapayım :)
YanıtlaSilSevgili İlkay, vazgeçmek ve pes etmek konusunda tam olarak düşündüklerimi yazmışsın. Vazgeçme eşiğinin gerçekten de olduğunu düşünüyorum artık yapılacak ek bir şey kalmamıştır ve bu nedenle de vazgeçiyorsundur ama pes etmek değil. İçimdeki boşluğun genişlemesi sanırım durumuma daha uygun bir tanım oldu, senin yazım dilini çok seviyorum ne yazmak istediğimi gerçekten hep anlıyorsun ve yorumluyorsun. Anlaşılmak çok zor genelde ve bunu seninle yakaladığımız için çok mutluyum :) Listeni merakla bekliyorum! Çokça sevgiler
Silvazgeçebilmek (guy finley) kitap, okusan ya bunu :) mutlu eden şeyler, kokulu mumlar, nutella, frambuazlı pasta, ağaçlar, orman, muz, kakaolu kek, puding, fransız filmleri, uyku :)
YanıtlaSilÇok tatlılar :)) Mumlara ben de bayılıyorum ve nutellaya! Bu kitabı bilmiyordum ilgimi çekti şu anda göz gezdireceğim teşekkür ederim.
Sil